Avukat Çiğdem Dilek: “Model tüketim odaklı yapıya kaydı”

Avukat Çiğdem Dilek, 02.04.2026 tarihli düzenlemeler sonrası lisanssız elektrik üretim modelinde önemli bir paradigma değişimi yaşandığını belirterek, bu dönüşümün özellikle santral devirleri bakımından hukuki ve ticari değerlendirmelerin yeniden yapılmasını zorunlu kıldığını ifade etti.

Dilek, yeni düzenleme ile birlikte lisanssız üretim faaliyetinin temel ekseninin üretim kapasitesinden ziyade tüketim ihtiyacına bağlı bir yapıya kaydığını vurguladı.

“Üretim–tüketim dengesi gelir modelini belirliyor”

Santral devralmalarında dikkat edilmesi gereken başlıklara değinen Çiğdem Dilek, üretim ve tüketim arasındaki sürdürülebilirlik ilişkisinin artık en kritik unsur haline geldiğini belirtti.

Yeni yönetmelik ile getirilen sınırlar doğrultusunda sözleşme gücü ile kurulu güç arasındaki dengenin önemine dikkat çeken Dilek, şu ifadeleri kullandı:

“Tüketim tesislerine ait sözleşme güçleri ile üretim tesisi kurulu gücü arasındaki uyum kritik önem taşımaktadır. 2019 öncesi ve sonrası ayrımına göre analiz yapılması gerekmektedir. Ancak çoğu durumda tüketimin, santralin kurulu gücünü aşması beklenmektedir.”

“Saatlik mahsuplaşma gelirlerde sapma yaratabilir”

Saatlik mahsuplaşma sisteminin etkilerine de değinen Dilek, üretim ve tüketim profilleri arasındaki zamanlama farklarının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

“Saatlik bazda yapılan mahsuplaşma, üretim ve tüketim profilleri arasında zamanlama uyumsuzluğu bulunan projelerde önemli gelir sapmalarına yol açabilmektedir” dedi.

Tesislerin çağrı mektubu tarihi ve hukuki statüsünün uygulanacak rejimi belirlediğini ifade ederek, geçiş hükümlerinin doğru tespit edilmesinin kritik olduğunu söyleyen Dilek, yeni sistemde ihtiyaç fazlası enerjinin ekonomik değerinin önemli ölçüde sınırlandığını belirtti ve bazı durumlarda bu enerjinin bedelsiz olarak sisteme verilebildiğine ayrıca dikkat çekti.

“Santral devri artık çok boyutlu incelenmeli”

Tüketim tesisine bağlı hukuki yapının önemine değinen Dilek, bu yapıda meydana gelebilecek değişikliklerin üretim tesisinin gelir modelini doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.

Değerlendirmelerinin sonunda Çiğdem Dilek, lisanssız üretim tesislerinin devrine ilişkin işlemlerin artık klasik bir varlık devri olarak ele alınmaması gerektiğini vurguladı.

“Devralan tarafın, devralacağı projeyi belirlerken tüketim sözleşme gücünü mutlaka dikkate alması gerekir. Devir süreci; regülasyon, sözleşmesel yapı ve teknik parametrelerin birlikte değerlendirildiği çok boyutlu bir inceleme süreci olarak ele alınmalıdır. Bu kapsamda devir öncesinde kapsamlı bir hukuki ve teknik değerlendirme yapılması büyük önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

Yazar

Exit mobile version
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Kesinlikle gerekli çerezler

Çerez ayarları tercihlerinizi kaydedebilmemiz için kesinlikle gerekli çerezler her zaman etkin olmalıdır.