EPDK ve TÜREB’den Rüzgar Enerjisi Sektör Çalıştayı
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ile Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği iş birliğinde düzenlenen Rüzgar Enerjisi Sektör Çalıştayı, 11 Şubat 2026 tarihinde EPDK Konferans Salonu’nda sektör paydaşlarını bir araya getirdi.
Şirket haberine göre, düzenleyici otorite ile sektör temsilcileri arasındaki eş güdümün güçlendirilmesi, yatırım süreçleri ve işletme uygulamalarına ilişkin mevcut durumun değerlendirilmesi ve mevzuat çerçevesindeki gelişmelerin istişare edilmesi amacıyla kurgulanan çalıştay; kamu, özel sektör ve birlik temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme platformu sundu.
Açılış konuşmaları, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden ve EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan tarafından gerçekleştirildi.
55 milyar dolarlık katkı ve 2035 hedefleri
Yenilenebilir enerji yatırımlarında mevcut ilerleme, ön lisans süreçleri ve 2035 hedefleri doğrultusunda yatırımların artırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz; “Bugün devreye giren ve üretime başlayan santrallerimiz var; ancak ön lisans aşamasında kalıp ilerleyemeyen projelerle de karşılaşıyoruz.
Bu durum yalnızca süreci yavaşlatmıyor, aynı zamanda ciddi bir kaynak kaybına da yol açıyor. Oysa planlanan yenilenebilir enerji santrallerinin tamamlanması halinde, önümüzdeki 10 yıl içerisinde yaklaşık 55 milyar dolarlık cari açığın azaltılmasına katkı sağlanması öngörülüyor.
Dolayısıyla her projenin zamanında ve sorumluluk bilinciyle ilerlemesi büyük önem taşıyor. Dünya artık sadece üretim miktarına değil; sistem güvenliğini destekleyen, çevreyle uyumlu ve sürdürülebilir enerji üretimine odaklanıyor.
Depolama uygulamaları da bu dönüşümün bir parçası olarak hayata geçirilmiştir. 2035 yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşabilmemiz için yatırımların kararlılıkla tamamlanması ve yatırımcıların kendi yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerekmektedir” açıklamalarında bulundu.
Hedeflerle Uygulama Kapasitesi Eş Zamanlı Yönetilmeli
Açılış konuşmasında rüzgar enerjisinde yeni dönemin yol haritasının ortak akılla şekillendiğini belirten TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İbrahim Erden; “Ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine baktığımızda, önümüzdeki dönemde başarının anahtarı artık çok nettir: Rüzgâr ve güneş projeleriyle birlikte planlanan enerji depolama yatırımlarının sağlıklı ve öngörülebilir biçimde hayata geçmesi.
Depolama, yalnızca ilave kapasite anlamına gelmez; aynı zamanda sistem esnekliği, arz güvenliği ve yenilenebilir kaynakların şebeke ile uyumlu büyümesi demektir. 2022’den bu yana depolamalı projelere yönelik atılan adımlar ve Ulusal Enerji Planı çerçevesinde ortaya konan yaklaşım sektör açısından son derece kıymetlidir.
Bugün tarihimizin en büyük yenilenebilir enerji proje stoğunu konuşabiliyorsak, bu büyük ölçüde depolama temelli kapasite tahsisleri ve düzenleyici irade sayesinde mümkün olmuştur.
Ancak büyük bir proje stoğuna sahip olmak tek başına başarı değildir. Asıl mesele, bu projelerin zamanında, finansmanla uyumlu ve şebeke kapasitesiyle senkronize biçimde hayata geçirilebilmesidir” dedi.
Küresel Ölçekte 5.000 GW’ı Aşan Yenilenebilir Dönüşüm
Açılış konuşmasında, yenilenebilir enerji başta olmak üzere elektrik piyasalarında oldukça dinamik bir piyasa yapısı içerisinde yer alındığını belirten EPDK Elektrik Piyasası Dairesi Başkanı Deniz Daştan; “2015 yılı sonunda dünya genelindeki toplam yenilenebilir kurulu güç yaklaşık 2.000 GW seviyesindeyken, 2025 itibariyle bu rakam 5.000 GW’ı aşmış durumda.
Sadece 2025 yılında devreye alınan rüzgâr kapasitesi 150 GW seviyesine ulaştı. Bugün küresel yenilenebilir kurulu gücün yaklaşık 5.500 GW’lık bölümünün yüzde 70’i rüzgâr ve güneş enerjisinden oluşuyor. Artık bu kaynaklar yenilikçi değil, sistemin ana taşıyıcı unsurlarıdır.
Batarya tarafında da benzer bir ivme görüyoruz. 2024 yılında 124 GW olan küresel batarya kapasitesi, 2025’te yaklaşık yüzde 43 artışla 180 GW seviyesine yükseldi. 2030 projeksiyonları ise 500 GW eşiğinin aşılacağını gösteriyor. Bu tablo, depolamanın enerji dönüşümünün tamamlayıcı değil, belirleyici bir unsuru haline geldiğini ortaya koyuyor” diye kaydetti.
2025 yılında dünyada devreye alınan 150 GW’lık rüzgâr kapasitesinin yaklaşık 2 GW’lık kısmının ülkemize ait olduğunun altını çizen Daştan, “Toplam rüzgâr kurulu gücümüz 15 GW seviyesine ulaşmış durumda. Tahsis edilmiş ancak henüz işletmeye alınmamış 67 GW’lık kapasitenin 24 GW’ı rüzgâr projelerinden, bunun yaklaşık 18 GW’ı ise depolamalı rüzgâr projelerinden oluşuyor.
Çalıştay kapsamında bu büyüklüğün sağlıklı ve öngörülebilir biçimde hayata geçirilmesine yönelik mevzuat başlıklarını detaylı şekilde ele alacağız” dedi.


